smack kelimesinin Türkçe anlamı
smack İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
smack
US /smæk/
UK /smæk/
Fiil
vurmak, şapırdatmak
to hit someone or something with the flat inside part of your hand
Örnek:
•
She smacked the ball over the net.
Topu ağın üzerinden vurdu.
•
He smacked his lips in satisfaction.
Memnuniyetle dudaklarını şapırdattı.
İsim
1.
şaplak, çarpma
a sharp blow or slap
Örnek:
•
He gave the dog a gentle smack on the nose.
Köpeğin burnuna hafifçe vurdu.
•
I heard a loud smack as the car hit the wall.
Araba duvara çarptığında yüksek bir çarpma sesi duydum.
2.
öpücük, şapırdatma
a loud kiss
Örnek:
•
She gave him a big smack on the cheek.
Ona yanağından büyük bir öpücük verdi.
•
The child blew a noisy smack to his grandmother.
Çocuk büyükannesine gürültülü bir öpücük gönderdi.
Zarf
tam, doğrudan
directly and forcefully
Örnek:
•
The ball landed smack in the middle of the field.
Top sahanın tam ortasına düştü.
•
He ran smack into the door.
Kapıya tam çarptı.
İlgili Kelime: