sedentary kelimesinin Türkçe anlamı

sedentary İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

sedentary

US /ˈsed.ən.ter.i/
UK /ˈsed.ən.tər.i/
"sedentary" picture

Sıfat

1.

hareketsiz, oturarak yapılan

spending too much time sitting; inactive

Örnek:
A sedentary lifestyle can lead to various health problems.
Hareketsiz bir yaşam tarzı çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.
His job is very sedentary, requiring him to sit at a desk all day.
İşi çok hareketsiz, tüm gün masada oturmasını gerektiriyor.
2.

hareketsiz, pasif

(of a person) tending to spend much time seated; somewhat inactive

Örnek:
After retirement, he became more sedentary, preferring to read rather than exercise.
Emeklilikten sonra daha hareketsiz hale geldi, egzersiz yapmaktansa okumayı tercih etti.
Many office workers lead sedentary lives.
Birçok ofis çalışanı hareketsiz bir yaşam sürer.
3.

yerleşik, göçmen olmayan

(of a bird or other animal) not migratory; remaining in the same area year-round

Örnek:
The robin is a largely sedentary bird in many parts of its range.
Kızılgerdan, yaşam alanının birçok yerinde büyük ölçüde yerleşik bir kuştur.
Unlike migratory species, sedentary animals do not travel long distances.
Göçmen türlerin aksine, yerleşik hayvanlar uzun mesafeler kat etmezler.