savoury kelimesinin Türkçe anlamı

savoury İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

savoury

US /ˈseɪ.vɚ.i/
UK /ˈseɪ.vər.i/

Sıfat

1.

tuzlu, lezzetli

having a taste that is salty or spicy rather than sweet

Örnek:
I prefer savoury snacks over sweet ones.
Tatlı atıştırmalıklara göre tuzlu olanları tercih ederim.
The chef prepared a delicious savoury tart.
Şef lezzetli bir tuzlu tart hazırladı.
2.

hoş, ahlaki

morally good or acceptable

Örnek:
It was not a very savoury situation.
Çok da hoş bir durum değildi.
He has a rather unsavoury reputation.
Oldukça nahoş bir şöhreti var.

İsim

tuzlu yemek, meze

a savoury dish, especially one served as an appetizer or at the end of a meal

Örnek:
We started with a selection of small savouries.
Küçük tuzlu atıştırmalıklar ile başladık.
The meal concluded with a cheese savoury.
Yemek peynirli bir tuzlu atıştırmalık ile sona erdi.