"running in" kelimesinin Türkçe anlamı

"running in" İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

running in

US /ˈrʌnɪŋ ɪn/
UK /ˈrʌnɪŋ ɪn/

Deyimsel Fiil

1.

rodaj yapmak, alıştırmak

to break in a new engine or vehicle by driving it carefully at moderate speeds for a period of time

Örnek:
You need to spend some time running in the new car before driving it at high speeds.
Yüksek hızda sürmeden önce yeni arabayı bir süre rodaj yapmanız gerekiyor.
The mechanic advised me to run in the engine for the first 500 miles.
Tamirci, ilk 500 mil boyunca motoru rodaj yapmamı tavsiye etti.
2.

koşarak içeri girmek, aceleyle girmek

to enter a place quickly or unexpectedly

Örnek:
The children came running in from the garden when it started to rain.
Yağmur yağmaya başlayınca çocuklar bahçeden koşarak içeri girdi.
He suddenly ran in and announced the good news.
Aniden koşarak içeri girdi ve iyi haberi duyurdu.