rumbling kelimesinin Türkçe anlamı
rumbling İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
rumbling
US /ˈrʌm.bəl.ɪŋ/
UK /ˈrʌm.bəl.ɪŋ/
İsim
1.
gurultu, uğultu
a continuous deep, resonant sound
Örnek:
•
We heard the distant rumbling of thunder.
Gök gürültüsünün uzaktan gelen uğultusunu duyduk.
•
The rumbling in my stomach told me it was time for lunch.
Karnımdaki gurultu öğle yemeği vaktinin geldiğini söyledi.
2.
belirtiler, ayak sesleri
signs of dissatisfaction or complaints within a group
Örnek:
•
There are rumblings of discontent among the staff.
Personel arasında memnuniyetsizlik belirtileri var.
•
The government ignored the rumblings of a rebellion.
Hükümet bir isyanın ayak seslerini görmezden geldi.
Sıfat
gürültülü, guruldayan
making a continuous deep, resonant sound
Örnek:
•
The rumbling truck woke up the whole neighborhood.
Gürültülü kamyon tüm mahalleyi uyandırdı.
•
I have a rumbling stomach because I skipped breakfast.
Kahvaltıyı atladığım için karnım gurulduyor.
İlgili Kelime: