rowdy kelimesinin Türkçe anlamı
rowdy İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
rowdy
US /ˈraʊ.di/
UK /ˈraʊ.di/
Sıfat
gürültücü, taşkın
noisy and possibly violent
Örnek:
•
The rowdy crowd started throwing bottles onto the field.
Gürültücü kalabalık sahaya şişe fırlatmaya başladı.
•
They were evicted from the bar for being too rowdy.
Çok taşkınlık yaptıkları için bardan atıldılar.
İsim
kabadayı, külhanbeyi
a person who is noisy and possibly violent
Örnek:
•
The police had to deal with a group of rowdies outside the stadium.
Polis stadyumun dışındaki bir grup kabadayı ile uğraşmak zorunda kaldı.
•
He was known as a bit of a rowdy in his younger days.
Gençliğinde biraz kavgacı biri olarak bilinirdi.