righteous kelimesinin Türkçe anlamı

righteous İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

righteous

US /ˈraɪ.tʃəs/
UK /ˈraɪ.tʃəs/
"righteous" picture

Sıfat

1.

doğru, haklı, dürüst

morally right or justifiable; virtuous

Örnek:
He was known for his righteous deeds and unwavering integrity.
Doğru işleri ve sarsılmaz dürüstlüğüyle tanınıyordu.
The community supported their righteous struggle for equality.
Toplum, eşitlik için verdikleri haklı mücadeleyi destekledi.
2.

haklı olarak öfkeli, ahlaki olarak kızgın

feeling or showing a strong sense of moral indignation

Örnek:
Her voice was filled with righteous anger at the injustice.
Sesi, adaletsizliğe karşı haklı bir öfkeyle doluydu.
He gave a righteous lecture on the importance of honesty.
Dürüstlüğün önemi üzerine haklı bir ders verdi.