resonant kelimesinin Türkçe anlamı
resonant İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
resonant
US /ˈrez.ən.ənt/
UK /ˈrez.ən.ənt/
Sıfat
1.
yankılı, tınlayan
producing or exhibiting resonance; echoing
Örnek:
•
The hall has a very resonant acoustic, making speeches sound grand.
Salonun çok yankılı bir akustiği var, bu da konuşmaların görkemli duyulmasını sağlıyor.
•
His deep, resonant voice filled the room.
Onun derin, yankılı sesi odayı doldurdu.
2.
etkileyici, akılda kalıcı
having a lasting presence or effect; evocative
Örnek:
•
The novel's themes are still deeply resonant with modern readers.
Romanın temaları modern okuyucularla hala derinden yankılanıyor.
•
His speech contained several resonant phrases that people remembered for years.
Konuşması, insanların yıllarca hatırladığı birkaç etkileyici ifade içeriyordu.
İlgili Kelime: