redline kelimesinin Türkçe anlamı
redline İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
redline
US /ˈrɛdˌlaɪn/
UK /ˈrɛdˌlaɪn/
Fiil
1.
kredi vermeyi reddetmek, ayrımcılık yapmak
to refuse a loan or insurance to someone because they live in an area thought to be a financial risk
Örnek:
•
Banks were accused of trying to redline certain neighborhoods.
Bankalar belirli mahallelere kredi vermeyi reddetmekle suçlandı.
•
The practice of redlining has been outlawed.
Kredi reddetme uygulaması yasaklandı.
2.
kırmızı çizgiye getirmek, aşırı zorlamak
to operate an engine at its maximum safe speed or power
Örnek:
•
He pushed the car to its limits, almost redlining the engine.
Arabayı sınırlarına kadar zorladı, motoru neredeyse kırmızı çizgiye getirdi.
•
Don't redline your engine too often, it can cause damage.
Motorunuzu çok sık kırmızı çizgiye getirmeyin, hasara neden olabilir.
İsim
1.
kredi reddetme, ayrımcılık
a discriminatory practice by which banks, insurance companies, etc., refuse or limit loans, mortgages, insurance, etc., within specific geographic areas, especially inner-city neighborhoods
Örnek:
•
The community fought against the practice of redlining.
Topluluk kredi reddetme uygulamasına karşı savaştı.
•
Evidence of historical redlining still impacts property values today.
Tarihi kredi reddetme kanıtları bugün hala emlak değerlerini etkiliyor.
2.
kırmızı çizgi, maksimum devir
the maximum safe operating speed or power of an engine, indicated by a red line on a tachometer
Örnek:
•
He pushed the engine right up to the redline.
Motoru kırmızı çizgiye kadar zorladı.
•
Exceeding the redline can cause severe engine damage.
Kırmızı çizgiyi aşmak ciddi motor hasarına neden olabilir.
İlgili Kelime: