reals kelimesinin Türkçe anlamı
reals İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
reals
US /riːlz/
UK /riːlz/
İsim
1.
reel, geleneksel danslar
a type of traditional dance, typically Scottish or Irish, performed by couples or groups in a lively, intricate pattern
Örnek:
•
The ceilidh ended with everyone dancing a lively set of reels.
Ceilidh, herkesin canlı bir dizi reel dans etmesiyle sona erdi.
•
The band played a medley of jigs and reels.
Grup, jig ve reel karışımı bir melodi çaldı.
2.
makara, bobin
a device on which film, tape, or thread is wound
Örnek:
•
He loaded a fresh reel of film into the camera.
Kameraya yeni bir film makarası taktı.
•
The fishing rod had a smooth-action reel.
Olta kamışının pürüzsüz çalışan bir makarası vardı.
3.
reel, kısa videolar
a short, entertaining video clip, often shared on social media platforms
Örnek:
•
She posted a funny reel of her cat playing with a laser pointer.
Kedisinin lazer işaretçiyle oynadığı komik bir reel paylaştı.
•
Many influencers create daily reels to engage their audience.
Birçok influencer, izleyicilerini etkileşimde tutmak için günlük reel'ler oluşturur.
Fiil
1.
sendelmek, yalpalamak
to lose one's balance and stagger or sway violently
Örnek:
•
He took a punch to the head and began to reel.
Kafasına bir yumruk aldı ve sendeliyor başladı.
•
The boat began to reel in the stormy seas.
Tekne fırtınalı denizlerde yalpalamaya başladı.
2.
sarmak, çekmek
to wind a line onto a reel
Örnek:
•
He carefully reeled in the fishing line.
Misinasını dikkatlice sardı.
•
The cameraman reeled in the excess cable.
Kameraman fazla kabloyu sardı.
İlgili Kelime: