pumping kelimesinin Türkçe anlamı
pumping İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
pumping
US /ˈpʌmpɪŋ/
UK /ˈpʌmpɪŋ/
Fiil
1.
pompalama, basma
to move liquid or gas using a pump
Örnek:
•
The heart is constantly pumping blood around the body.
Kalp sürekli vücuda kan pompalıyor.
•
We spent hours pumping water out of the flooded basement.
Su basmış bodrumdan su pompalayarak saatler geçirdik.
2.
şişirmek, ağırlık kaldırmak
to repeatedly push something in and out or up and down
Örnek:
•
He was pumping the bicycle tires with a hand pump.
El pompasıyla bisiklet lastiklerini şişiriyordu.
•
The athlete was pumping iron at the gym.
Sporcu spor salonunda ağırlık kaldırıyordu.
Sıfat
enerjik, coşkulu, heyecan verici
full of energy or enthusiasm; exciting
Örnek:
•
The crowd was really pumping after the goal.
Golden sonra kalabalık gerçekten coşmuştu.
•
It was a pumping party with great music and dancing.
Harika müzik ve dansın olduğu coşkulu bir partiydi.