possessing kelimesinin Türkçe anlamı

possessing İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

possessing

US /pəˈzɛsɪŋ/
UK /pəˈzɛsɪŋ/

Sıfat

1.

sahip olan, malik

having or owning something

Örnek:
He is a man possessing great wealth.
O, büyük bir servete sahip bir adamdır.
She has a strong desire for possessing knowledge.
Bilgiye sahip olma konusunda güçlü bir arzusu var.
2.

sahiplenici, baskın

having a strong desire to control or dominate someone or something

Örnek:
His possessing nature made her feel suffocated.
Onun sahiplenici doğası onu boğulmuş hissettirdi.
She had a very possessing grip on her children's lives.
Çocuklarının hayatları üzerinde çok sahiplenici bir kontrolü vardı.