pinnacle kelimesinin Türkçe anlamı

pinnacle İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

pinnacle

US /ˈpɪn.ə.kəl/
UK /ˈpɪn.ə.kəl/

İsim

1.

zirve, doruk

the most successful point; the culmination

Örnek:
He reached the pinnacle of his career at the age of 40.
Kariyerinin zirvesine 40 yaşında ulaştı.
The company is at the pinnacle of success.
Şirket başarının zirvesinde.
2.

sivri kule, zirve

a high, pointed piece of rock

Örnek:
The climber reached the pinnacle of the mountain.
Dağcı dağın zirvesine ulaştı.
The ancient castle had many decorative pinnacles.
Antik kalede birçok dekoratif sivri kule vardı.

Fiil

zirveye yerleştirmek, taçlandırmak

to set on or as if on a pinnacle

Örnek:
The architect decided to pinnacle the statue on the highest point of the building.
Mimar heykeli binanın en yüksek noktasına yerleştirmeye karar verdi.
His achievements pinnacled him as the leader in his field.
Başarıları onu kendi alanında lider konumuna getirdi.