pending kelimesinin Türkçe anlamı
pending İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
pending
US /ˈpen.dɪŋ/
UK /ˈpen.dɪŋ/
Sıfat
beklemede, karara bağlanmamış
awaiting decision or settlement
Örnek:
•
The case is still pending in court.
Dava hala mahkemede beklemede.
•
We are waiting for the results of the pending investigation.
Bekleyen soruşturmanın sonuçlarını bekliyoruz.
Edat
beklenirken, kadar
until (something expected) happens; while awaiting
Örnek:
•
He can't leave the country pending the outcome of the trial.
Duruşmanın sonucu beklenirken ülkeyi terk edemez.
•
The meeting was postponed pending further notice.
Toplantı bir sonraki duyuruya kadar ertelendi.