pawn kelimesinin Türkçe anlamı
pawn İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
pawn
US /pɑːn/
UK /pɔːn/
İsim
1.
piyon
a chess piece of the smallest size and value, that can only move forward one square at a time (or two on its first move) and captures diagonally
Örnek:
•
He sacrificed a pawn to gain a better position.
Daha iyi bir konum elde etmek için bir piyon feda etti.
•
The white pawn moved two squares forward.
Beyaz piyon iki kare ileri gitti.
2.
piyon, araç
a person used by others for their own purposes
Örnek:
•
He felt like a mere pawn in their political game.
Kendini onların siyasi oyununda sadece bir piyon gibi hissetti.
•
The dictator used his people as pawns to achieve his goals.
Diktatör, hedeflerine ulaşmak için halkını piyon olarak kullandı.
3.
rehin, teminat
an article left with a pawnbroker as security for money lent
Örnek:
•
She put her necklace in pawn to pay for rent.
Kirayı ödemek için kolyesini rehin bıraktı.
•
The watch was held as a pawn until the loan was repaid.
Borç ödenene kadar saat rehin tutuldu.
Fiil
rehin bırakmak, ipotek etmek
deposit (an article) with a pawnbroker as security for money lent
Örnek:
•
He had to pawn his watch to get some cash.
Biraz nakit para almak için saatini rehin bırakmak zorunda kaldı.
•
Many people pawn their valuables during hard times.
Birçok insan zor zamanlarda değerli eşyalarını rehin bırakır.