ooze kelimesinin Türkçe anlamı

ooze İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

ooze

US /uːz/
UK /uːz/
"ooze" picture

Fiil

1.

sızmak, akmak

to flow or leak out slowly, as through small openings

Örnek:
Blood began to ooze from the wound.
Yaradan kan sızmaya başladı.
The pipe was oozing a strange green liquid.
Borudan tuhaf yeşil bir sıvı sızıyordu.
2.

saçmak, fışkırmak

to show a particular quality or feeling very strongly

Örnek:
She oozes confidence whenever she speaks.
Konuştuğu her an özgüven saçıyor.
The whole house oozed charm and character.
Tüm ev cazibe ve karakter fışkırıyordu.

İsim

çamur, balçık

soft, wet mud or slime, typically found at the bottom of a lake or river

Örnek:
My feet sank into the thick ooze at the riverbank.
Ayaklarım nehir kıyısındaki yoğun çamura battı.
The creature emerged from the dark ooze of the swamp.
Yaratık bataklığın karanlık balçığından çıktı.