mire kelimesinin Türkçe anlamı

mire İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

mire

US /maɪr/
UK /maɪər/

İsim

1.

bataklık

a stretch of swampy or boggy ground

Örnek:
The car got stuck in the deep mire.
Araba derin çamurda kaldı.
They had to trudge through the thick mire.
Kalın çamurun içinden geçmek zorunda kaldılar.
2.

bataklık

a difficult or unpleasant situation

Örnek:
The company is currently in a mire of financial problems.
Şirket şu anda mali sorunlar bataklığında.
He found himself in a mire of debt.
Kendini borç bataklığında buldu.

Fiil

1.

bataklık

to cause to become stuck in mud or soft ground

Örnek:
The heavy rains mired the tractor in the field.
Şiddetli yağmurlar traktörü tarlaya sapladı.
He was mired in quicksand.
O, bataklıkta saplanmıştı.
2.

bataklık

to involve someone or something in a difficult or unpleasant situation

Örnek:
The scandal mired the politician's career.
Skandal, politikacının kariyerini batırdı.
He was mired in controversy.
Tartışmalara saplanmıştı.