lying kelimesinin Türkçe anlamı
lying İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
lying
US /ˈlaɪ.ɪŋ/
UK /ˈlaɪ.ɪŋ/
Fiil
yatan, bulunan
present participle of 'lie' (to be in a horizontal position)
Örnek:
•
He was lying on the sofa, reading a book.
Koltukta yatmış kitap okuyordu.
•
The city is lying in ruins after the earthquake.
Depremden sonra şehir harabe halinde yatıyor.
Sıfat
yalancı, doğru olmayan
telling lies; untruthful
Örnek:
•
I caught him lying about his age.
Yaşı hakkında yalan söylediğini yakaladım.
•
It's a lying accusation, and I deny it completely.
Bu yalan bir suçlama ve bunu tamamen reddediyorum.