lucid kelimesinin Türkçe anlamı
lucid İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
lucid
US /ˈluː.sɪd/
UK /ˈluː.sɪd/
Sıfat
1.
açık, net, anlaşılır
expressed clearly; easy to understand
Örnek:
•
The author provides a lucid explanation of the complex theory.
Yazar, karmaşık teori hakkında anlaşılır bir açıklama sunuyor.
•
She gave a lucid account of her plans for the company's future.
Şirketin geleceğine dair planları hakkında net bir açıklama yaptı.
2.
bilinci yerinde, ayık
showing ability to think clearly, especially in intervals between periods of confusion or insanity
Örnek:
•
In her lucid moments, the patient recognized her family.
Hastanın bilincinin yerinde olduğu anlarda ailesini tanıdı.
•
He wasn't very lucid after the accident.
Kazadan sonra pek bilinci yerinde değildi.