livid kelimesinin Türkçe anlamı
livid İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
livid
US /ˈlɪv.ɪd/
UK /ˈlɪv.ɪd/
Sıfat
1.
çok kızgın, öfkeli
furiously angry
Örnek:
•
She was absolutely livid when she found out he had lied to her.
Ona yalan söylediğini öğrendiğinde kesinlikle çok kızmıştı.
•
The boss was livid about the missed deadline.
Patron, kaçırılan son teslim tarihi yüzünden çok kızmıştı.
2.
morarmış, soluk
of a dark bluish-gray color
Örnek:
•
His face was livid with cold.
Yüzü soğuktan morarmıştı.
•
The bruise turned a deep livid color.
Morluk koyu mor bir renk aldı.