limiting kelimesinin Türkçe anlamı
limiting İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
limiting
US /ˈlɪm.ɪ.t̬ɪŋ/
UK /ˈlɪm.ɪ.tɪŋ/
Sıfat
kısıtlayıcı, sınırlayıcı
restricting or confining
Örnek:
•
His lack of experience was a limiting factor in his career progression.
Deneyim eksikliği, kariyer ilerlemesinde kısıtlayıcı bir faktördü.
•
They imposed limiting conditions on the use of the software.
Yazılımın kullanımına kısıtlayıcı koşullar getirdiler.
Fiil
sınırlayan
present participle of limit
Örnek:
•
The new regulations are limiting the amount of waste we can produce.
Yeni düzenlemeler üretebileceğimiz atık miktarını sınırlıyor.
•
He is limiting his sugar intake for health reasons.
Sağlık nedenleriyle şeker alımını sınırlıyor.
İlgili Kelime: