lefty kelimesinin Türkçe anlamı
lefty İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
lefty
US /ˈlef.ti/
UK /ˈlef.ti/
İsim
1.
solak
a person who is left-handed
Örnek:
•
My brother is a lefty, so he always uses his left hand to write.
Kardeşim solak, bu yüzden hep sol eliyle yazar.
•
It's often hard for lefties to find scissors that fit them well.
Solaklar için kendilerine uygun makas bulmak genellikle zordur.
2.
solcu, sol görüşlü kişi
a person with left-wing political views
Örnek:
•
The newspaper often criticizes the policies of the lefties in government.
Gazete, hükümetteki solcuların politikalarını sık sık eleştiriyor.
•
He's always been a bit of a lefty, advocating for social justice and equality.
Her zaman biraz solcu olmuştur, sosyal adalet ve eşitliği savunmuştur.
Sıfat
1.
solak
left-handed
Örnek:
•
She uses a lefty guitar.
Solak bir gitar kullanıyor.
•
The baseball team has a strong lefty pitcher.
Beyzbol takımının güçlü bir solak atıcısı var.
2.
solcu, sol görüşlü
having left-wing political views
Örnek:
•
The candidate is known for his lefty stance on economic issues.
Aday, ekonomik konulardaki solcu duruşuyla tanınıyor.
•
Many young voters are drawn to more lefty policies.
Birçok genç seçmen daha solcu politikalara yöneliyor.