"lean in" kelimesinin Türkçe anlamı

"lean in" İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

lean in

US /liːn ɪn/
UK /liːn ɪn/

Deyimsel Fiil

1.

adım atmak, sorumluluk almak

to accept and embrace challenges or responsibilities, especially in a professional context

Örnek:
She decided to lean in and take on the leadership role, despite her initial hesitation.
Başlangıçtaki tereddütüne rağmen, liderlik rolünü üstlenmek için adım atmaya karar verdi.
To succeed in this competitive industry, you need to be willing to lean in and take risks.
Bu rekabetçi sektörde başarılı olmak için adım atmaya ve risk almaya istekli olmalısınız.
2.

yaklaşmak, eğilmek

to physically move one's body closer to someone or something, often to hear better or show interest

Örnek:
The children had to lean in to hear the whispered story.
Çocuklar fısıldanan hikayeyi duymak için yaklaşmak zorunda kaldı.
He would always lean in when someone was telling a secret.
Birisi sırrını anlatırken her zaman yaklaşırdı.