lavish kelimesinin Türkçe anlamı
lavish İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
lavish
US /ˈlæv.ɪʃ/
UK /ˈlæv.ɪʃ/
Sıfat
1.
gösterişli, savurgan, bol
sumptuously rich, elaborate, or luxurious
Örnek:
•
They lived a lavish lifestyle with multiple homes and expensive cars.
Birden fazla ev ve pahalı arabalarla gösterişli bir yaşam tarzı sürdüler.
•
The wedding reception was a lavish affair with hundreds of guests and exquisite decorations.
Düğün resepsiyonu, yüzlerce misafir ve enfes süslemelerle gösterişli bir olaydı.
2.
cömert, savurgan, bol
very generous or extravagant in giving or spending
Örnek:
•
He was always lavish with his praise for his team's efforts.
Takımının çabalarına her zaman cömertçe övgüler yağdırırdı.
•
The company made a lavish donation to the charity.
Şirket, hayır kurumuna cömert bir bağışta bulundu.
Fiil
bolca vermek, savurganlık yapmak, israf etmek
to give in great amounts or without limit
Örnek:
•
She lavished attention on her grandchildren.
Torunlarına bolca ilgi gösterdi.
•
He lavished gifts upon his new bride.
Yeni gelinine bolca hediye verdi.