lapses kelimesinin Türkçe anlamı

lapses İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

lapses

US /ˈlæpsɪz/
UK /ˈlæpsɪz/

İsim

1.

kayıp, ihmal, hata

a temporary failure of concentration, memory, or judgment

Örnek:
He attributed the error to a momentary lapse in concentration.
Hatayı anlık bir konsantrasyon kaybına bağladı.
The security breach was due to a serious lapse in protocol.
Güvenlik ihlali, protokoldaki ciddi bir ihmalden kaynaklanıyordu.
2.

ara, kesinti, mola

a period of time that passes; an interval

Örnek:
After a long lapse, they finally met again.
Uzun bir aradan sonra nihayet tekrar buluştular.
There was a brief lapse in the conversation.
Sohbette kısa bir kesinti oldu.
3.

fesih, sona erme, geçersizlik

the termination of a right or privilege through disuse or failure to follow appropriate procedures

Örnek:
The insurance policy went into lapse due to unpaid premiums.
Sigorta poliçesi ödenmemiş primler nedeniyle feshedildi.
His membership lapsed after he failed to renew it.
Üyeliği yenilemediği için sona erdi.

Fiil

1.

feshetmek, sona ermek, kaybolmak

to cease to maintain (a right or privilege)

Örnek:
If you don't pay the premium, your policy will lapse.
Primi ödemezseniz, poliçeniz feshedilecektir.
His good habits began to lapse after he moved.
Taşındıktan sonra iyi alışkanlıkları kaybolmaya başladı.
2.

kötüleşmek, düşmek, gerilemek

to revert to an earlier state or a lower standard

Örnek:
After a period of improvement, the patient's condition began to lapse.
İyileşme döneminden sonra hastanın durumu kötüleşmeye başladı.
He was careful not to let his standards lapse.
Standartlarının düşmesine izin vermemeye özen gösterdi.
İlgili Kelime: