kickstart kelimesinin Türkçe anlamı

kickstart İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

kickstart

US /ˈkɪk.stɑːrt/
UK /ˈkɪk.stɑːt/

Fiil

1.

ayakla çalıştırmak, tekmeleyerek çalıştırmak

to start an engine by pressing a pedal with your foot

Örnek:
He had to kickstart his old motorcycle to get it going.
Eski motosikletini çalıştırmak için ayakla çalıştırmak zorunda kaldı.
Some classic cars still require you to kickstart them.
Bazı klasik arabalar hala ayakla çalıştırmanızı gerektirir.
2.

canlandırmak, hızlandırmak, başlatmak

to make something start or improve more quickly

Örnek:
The new marketing campaign aims to kickstart sales.
Yeni pazarlama kampanyası satışları canlandırmayı hedefliyor.
A good breakfast can kickstart your metabolism.
İyi bir kahvaltı metabolizmanızı hızlandırabilir.

İsim

1.

ayakla çalıştırma, tekmeleme

an act of starting an engine by pressing a pedal with your foot

Örnek:
With a single kickstart, the old engine roared to life.
Tek bir ayakla çalıştırma ile eski motor kükreyerek çalıştı.
He gave the bike a firm kickstart.
Motosiklete sağlam bir ayakla çalıştırma yaptı.
2.

başlangıç, canlandırma, hızlandırma

an act of making something start or improve more quickly

Örnek:
The donation provided a much-needed kickstart to the project.
Bağış, projeye çok ihtiyaç duyulan bir başlangıç sağladı.
We need a new idea to give our business a kickstart.
İşimize bir başlangıç vermek için yeni bir fikre ihtiyacımız var.