indebtedness kelimesinin Türkçe anlamı
indebtedness İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
indebtedness
US /ɪnˈdet̬.ɪd.nəs/
UK /ɪnˈdet.ɪd.nəs/
İsim
1.
borçluluk, borç
the state of being in debt
Örnek:
•
The country's national indebtedness has reached an alarming level.
Ülkenin ulusal borçluluğu endişe verici bir seviyeye ulaştı.
•
Many students face significant indebtedness after graduation.
Birçok öğrenci mezuniyet sonrası önemli borçlulukla karşı karşıya kalır.
2.
minnet, borçluluk duygusu
a feeling of gratitude for a favor or service received
Örnek:
•
I feel a deep sense of indebtedness to my mentors for their guidance.
Mentorlarıma rehberlikleri için derin bir minnet duyuyorum.
•
Her act of kindness created a lasting sense of indebtedness in him.
Onun nazik davranışı onda kalıcı bir minnet duygusu yarattı.