imprisoned kelimesinin Türkçe anlamı

imprisoned İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

imprisoned

US /ɪmˈprɪz.ənd/
UK /ɪmˈprɪz.ənd/

Sıfat

1.

hapse atılmış, tutuklu

kept in prison; incarcerated

Örnek:
He was imprisoned for five years for his crimes.
Suçlarından dolayı beş yıl hapse atıldı.
Many political dissidents were imprisoned during the regime.
Rejim sırasında birçok siyasi muhalif hapse atıldı.
2.

kısıtlanmış, sınırlanmış

confined or restricted

Örnek:
Her creativity felt imprisoned by the strict rules.
Yaratıcılığı katı kurallar tarafından hapsedilmiş hissediyordu.
The bird was imprisoned in a small cage.
Kuş küçük bir kafeste hapsedilmişti.