impoverished kelimesinin Türkçe anlamı
impoverished İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
impoverished
US /ɪmˈpɑː.vɚ.ɪʃt/
UK /ɪmˈpɒv.ər.ɪʃt/
Sıfat
1.
yoksul, fakirleşmiş
made poor or reduced to poverty
Örnek:
•
The war left many families impoverished and struggling to survive.
Savaş birçok aileyi yoksullaştırdı ve hayatta kalma mücadelesi vermeye bıraktı.
•
He grew up in an impoverished neighborhood.
Yoksul bir mahallede büyüdü.
2.
verimsiz, zayıflamış, tükenmiş
deprived of strength, richness, or fertility
Örnek:
•
The constant farming had left the soil impoverished.
Sürekli tarım toprağı verimsizleştirdi.
•
The region's culture became impoverished after years of oppression.
Bölgenin kültürü yıllarca süren baskıdan sonra yoksullaştı.
İlgili Kelime: