impound kelimesinin Türkçe anlamı

impound İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

impound

US /ɪmˈpaʊnd/
UK /ɪmˈpaʊnd/
"impound" picture

Fiil

1.

bağlamak, el koymak

take possession of (an animal that is found straying or a vehicle that is illegally parked)

Örnek:
The police decided to impound the illegally parked car.
Polis, yasa dışı park edilmiş arabayı bağlamaya karar verdi.
Stray dogs will be impounded by animal control.
Sokak köpekleri hayvan kontrolü tarafından toplanacak.
2.

ağıla kapatmak, toplamak

confine (an animal) in a pound

Örnek:
The farmer had to impound the neighbor's cattle after they wandered into his fields.
Çiftçi, komşunun sığırları tarlalarına girdikten sonra onları ağıla kapatmak zorunda kaldı.
The dog was impounded for biting a passerby.
Köpek, bir yoldan geçeni ısırdığı için toplandı.
3.

el koymak, yasal olarak alıkoymak

seize and retain (property) in legal custody

Örnek:
The court ordered to impound the suspect's assets.
Mahkeme, şüphelinin mal varlığına el konulmasını emretti.
Customs officials have the authority to impound goods that violate import regulations.
Gümrük memurları, ithalat düzenlemelerini ihlal eden mallara el koyma yetkisine sahiptir.