hobbling kelimesinin Türkçe anlamı
hobbling İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
hobbling
US /ˈhɑb.lɪŋ/
UK /ˈhɒb.lɪŋ/
Fiil
1.
sekerek yürümek, topallamak
to walk with difficulty because of injury or disability
Örnek:
•
He was hobbling along on crutches after his accident.
Kazadan sonra koltuk değnekleriyle sekerek yürüyordu.
•
The old man was hobbling slowly down the street.
Yaşlı adam sokakta yavaşça sekerek yürüyordu.
2.
kösteklemek, bağlamak
to restrict the movement of a horse or other animal by tying its legs together
Örnek:
•
The rancher had to hobble the wild horse to prevent it from running away.
Çiftçi, vahşi atın kaçmasını önlemek için onu kösteklemek zorunda kaldı.
•
They used ropes to hobble the cattle during branding.
Damgalama sırasında sığırları kösteklemek için ip kullandılar.
İlgili Kelime: