highbrow kelimesinin Türkçe anlamı

highbrow İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

highbrow

US /ˈhaɪ.braʊ/
UK /ˈhaɪ.braʊ/

Sıfat

entelektüel, yüksek kültürlü

suggesting or characteristic of a superior intellect or culture; intellectual or cultured

Örnek:
He prefers highbrow literature and classical music.
Yüksek kültürlü edebiyatı ve klasik müziği tercih eder.
The film was too highbrow for a general audience.
Film, genel bir izleyici kitlesi için fazla entelektüeldi.

İsim

entelektüel, kültürlü kişi

a person of superior intellect or culture

Örnek:
He considers himself a highbrow, only engaging with serious art and philosophy.
Kendini bir entelektüel olarak görür, sadece ciddi sanat ve felsefeyle ilgilenir.
The play was aimed at highbrows rather than the general public.
Oyun, genel halktan ziyade entelektüellere yönelikti.