headed kelimesinin Türkçe anlamı

headed İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

headed

US /ˈhed.ɪd/
UK /ˈhed.ɪd/

Sıfat

başlı

having a head of a specified kind

Örnek:
The two-headed coin was a trick.
İki başlı madeni para bir hileydi.
He was a clear-headed leader.
O, açık fikirli bir liderdi.

Fiil

yöneldi, kafa vurdu

past tense and past participle of 'head'

Örnek:
We headed north towards the mountains.
Dağlara doğru kuzeye yöneldik.
He headed the ball into the net.
Topu kafayla ağlara gönderdi.