hated kelimesinin Türkçe anlamı

hated İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

hated

US /ˈheɪ.t̬ɪd/
UK /ˈheɪ.tɪd/

Sıfat

nefret edilen

subjected to intense dislike or hatred

Örnek:
He was a universally hated figure.
Evrensel olarak nefret edilen bir figürdü.
The hated enemy was finally defeated.
Nefret edilen düşman sonunda yenildi.

Geçmiş Zaman Ortacı

nefret etti

past participle of 'hate'

Örnek:
He had always hated public speaking.
Topluluk önünde konuşmaktan her zaman nefret etmişti.
She felt hated and alone.
Nefret edilmiş ve yalnız hissediyordu.