harboring kelimesinin Türkçe anlamı

harboring İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

harboring

US /ˈhɑːr.bər.ɪŋ/
UK /ˈhɑː.bər.ɪŋ/

Fiil

1.

barındırmak, saklamak

to shelter or hide (a person, especially a criminal or wanted person)

Örnek:
It is illegal to be harboring a fugitive.
Bir kaçağı barındırmak yasa dışıdır.
The old woman was accused of harboring terrorists.
Yaşlı kadın teröristleri barındırmakla suçlandı.
2.

beslemek, barındırmak

to keep (a thought or feeling, typically a negative one) in one's mind, especially secretly

Örnek:
She had been harboring a secret resentment against her boss.
Patronuna karşı gizli bir kin besliyordu.
He was harboring doubts about the plan.
Plan hakkında şüpheler besliyordu.