hackney kelimesinin Türkçe anlamı
hackney İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
hackney
US /ˈhæk.ni/
UK /ˈhæk.ni/
İsim
1.
hackney, hackney atı
a horse of a breed used for riding and driving, typically having a high-stepping gait
Örnek:
•
The elegant hackney trotted gracefully down the lane.
Zarif hackney, yolda zarifçe tırıs gitti.
•
He rode a beautiful hackney in the parade.
Geçit töreninde güzel bir hackney'e bindi.
2.
kiralık fayton, taksi
a carriage or coach kept for hire
Örnek:
•
In old London, one could hail a hackney for a ride across town.
Eski Londra'da, şehirde dolaşmak için bir kiralık fayton çağrılabilirdi.
•
The driver of the hackney waited patiently for his fare.
Kiralık faytonun sürücüsü sabırla müşterisini bekledi.
Sıfat
basmakalıp, klişe
lacking in originality; trite
Örnek:
•
His speech was full of hackneyed phrases and clichés.
Konuşması basmakalıp ifadeler ve klişelerle doluydu.
•
The plot of the movie was so hackneyed that I could predict every twist.
Filmin konusu o kadar basmakalıptı ki her dönüm noktasını tahmin edebiliyordum.
İlgili Kelime: