grumbling kelimesinin Türkçe anlamı
grumbling İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
grumbling
US /ˈɡrʌm.blɪŋ/
UK /ˈɡrʌm.blɪŋ/
İsim
1.
homurdanma, sızlanma
the action of complaining in a quiet but persistent way
Örnek:
•
There has been some grumbling among the staff about the new rules.
Yeni kurallar hakkında personel arasında bazı homurdanmalar oldu.
•
Despite the grumbling, everyone eventually agreed to the plan.
Homurdanmalara rağmen, sonunda herkes planı kabul etti.
2.
guruldama, uğultu
a low rumbling sound
Örnek:
•
I could hear the grumbling of thunder in the distance.
Uzaktan gök gürültüsünün uğultusunu duyabiliyordu.
•
The grumbling of my stomach reminded me I hadn't eaten.
Karnımın guruldaması yemek yemediğimi hatırlattı.
Sıfat
homurdanan, şikayetçi
complaining or making a low rumbling noise
Örnek:
•
He is a grumbling old man who is never satisfied.
O, asla tatmin olmayan homurdanan yaşlı bir adam.