groan kelimesinin Türkçe anlamı
groan İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
groan
US /ɡroʊn/
UK /ɡroʊn/

Fiil
1.
inlemek, sızlanmak
make a deep inarticulate sound in response to pain or despair
Örnek:
•
He let out a loud groan as he tried to stand up.
Ayağa kalkmaya çalışırken yüksek bir inilti çıkardı.
•
The patient continued to groan throughout the night.
Hasta gece boyunca inlemeye devam etti.
2.
inlemek, gıcırdamak
make a low, mournful sound, as of an object under pressure or strain
Örnek:
•
The old floorboards began to groan under their weight.
Eski döşeme tahtaları ağırlıkları altında inlemeye başladı.
•
The bridge seemed to groan as the heavy truck passed over it.
Ağır kamyon üzerinden geçerken köprü inler gibi oldu.
İsim
1.
inilti, sızlanma
a deep inarticulate sound of pain or despair
Örnek:
•
A low groan escaped his lips as he fell.
Düştüğünde dudaklarından alçak bir inilti çıktı.
•
She heard a faint groan from the next room.
Yan odadan hafif bir inilti duydu.
2.
inilti, gıcırtı
a low, mournful sound made by an object under pressure or strain
Örnek:
•
The old house settled with a deep groan.
Eski ev derin bir iniltiyle oturdu.
•
We heard the groan of the ship's timbers in the storm.
Fırtınada geminin ahşaplarının iniltisini duyduk.
Bu kelimeyi Lingoland'da öğren