grinding kelimesinin Türkçe anlamı

grinding İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

grinding

US /ˈɡraɪn.dɪŋ/
UK /ˈɡraɪn.dɪŋ/

Sıfat

ezici, zorlu, sıkıcı

difficult and unpleasant, and continuing for a long time

Örnek:
The factory workers endured grinding poverty.
Fabrika işçileri ezici bir yoksulluğa katlandılar.
They faced a grinding struggle for survival.
Hayatta kalmak için zorlu bir mücadele verdiler.

İsim

öğütme, gıcırdama

the action of reducing something to small particles or powder by crushing it

Örnek:
The grinding of coffee beans filled the air with a rich aroma.
Kahve çekirdeklerinin öğütülmesi havayı zengin bir aroma ile doldurdu.
The constant grinding of gears indicated a problem with the machine.
Dişlilerin sürekli gıcırdaması makinede bir sorun olduğunu gösteriyordu.