gouge kelimesinin Türkçe anlamı
gouge İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
gouge
US /ɡaʊdʒ/
UK /ɡaʊdʒ/
Fiil
1.
oymak, kazımak, derin çizik atmak
to make a groove, hole, or indentation with a sharp object
Örnek:
•
The sharp rock gouged a deep scratch in the car's paint.
Keskin kaya, arabanın boyasında derin bir oyuk açtı.
•
He used a chisel to gouge out a section of the wood.
Ahşabın bir bölümünü oymak için keski kullandı.
2.
kazıklamak, fahiş fiyat çekmek, sömürmek
to overcharge or swindle someone
Örnek:
•
The mechanic tried to gouge me for unnecessary repairs.
Tamirci gereksiz onarımlar için beni kazıklamaya çalıştı.
•
Some companies will gouge customers during a crisis.
Bazı şirketler kriz sırasında müşterileri kazıklayacak.
İsim
1.
oyma kalemi, oluklu keski
a chisel with a concave blade, used in carpentry, sculpture, and surgery
Örnek:
•
The sculptor used a small gouge to create intricate details in the wood.
Heykeltıraş, ahşapta karmaşık detaylar oluşturmak için küçük bir oyma kalemi kullandı.
•
He sharpened his woodworking gouges before starting the project.
Projeye başlamadan önce ahşap işleme oyma kalemlerini biledi.
2.
oyuk, çukur, derin çizik
a groove or hole made by gouging
Örnek:
•
There was a deep gouge in the wooden table.
Ahşap masada derin bir oyuk vardı.
•
The impact left a significant gouge on the car's bumper.
Çarpma, arabanın tamponunda önemli bir oyuk bıraktı.
İlgili Kelime: