gloss kelimesinin Türkçe anlamı

gloss İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

gloss

US /ɡlɑːs/
UK /ɡlɒs/

İsim

1.

parlaklık, cila

a shiny surface or appearance

Örnek:
The car had a high-gloss finish.
Arabanın yüksek parlaklıkta bir cilası vardı.
Her lips had a natural gloss.
Dudaklarında doğal bir parlaklık vardı.
2.

not, açıklama

a brief explanatory note or comment, especially one inserted in the margin of a text or manuscript

Örnek:
The old manuscript contained many marginal glosses.
Eski el yazması birçok kenar notu içeriyordu.
He added a gloss to clarify the difficult passage.
Zor pasajı açıklamak için bir not ekledi.

Fiil

1.

cilalamak, parlatmak

to apply a shiny surface to something

Örnek:
She decided to gloss the old wooden table.
Eski ahşap masayı cilalamaya karar verdi.
The painter will gloss the doors with a clear varnish.
Ressam kapıları şeffaf vernikle cilalayacak.
2.

açıklamak, geçistirmek

to provide an explanation or interpretation for (a word or phrase)

Örnek:
The teacher had to gloss over the difficult vocabulary for the students.
Öğretmen, öğrenciler için zor kelimeleri açıklamak zorunda kaldı.
He tried to gloss over his mistakes during the presentation.
Sunum sırasında hatalarını geçiştirmeye çalıştı.