glimmer kelimesinin Türkçe anlamı

glimmer İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

glimmer

US /ˈɡlɪm.ɚ/
UK /ˈɡlɪm.ər/

İsim

1.

parıltı, ışık

a faint or wavering light

Örnek:
We saw a faint glimmer of light in the distance.
Uzakta zayıf bir ışık parıltısı gördük.
The candle cast a soft glimmer on the wall.
Mum, duvara yumuşak bir parıltı yayıyordu.
2.

ışık, belirti

a faint or brief manifestation or sign of something

Örnek:
There was a glimmer of hope in her eyes.
Gözlerinde bir umut ışığı vardı.
We saw a glimmer of understanding in his expression.
İfadesinde bir anlayış belirtisi gördük.

Fiil

parıldamak, ışıldamak

shine faintly with a wavering light

Örnek:
The distant city lights began to glimmer in the twilight.
Uzak şehir ışıkları alacakaranlıkta parıldamaya başladı.
Her eyes would glimmer with excitement whenever she talked about her dreams.
Hayallerinden bahsettiğinde gözleri heyecanla parıldardı.