frisk kelimesinin Türkçe anlamı

frisk İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

frisk

US /frɪsk/
UK /frɪsk/
"frisk" picture

Fiil

üstünü aramak, aramak

pass the hands over (someone) in a search for concealed weapons, drugs, or other items.

Örnek:
The police officer proceeded to frisk the suspect.
Polis memuru şüpheliyi üstünü aradı.
They had to frisk everyone entering the concert venue.
Konser alanına giren herkesi üstünü aramaları gerekiyordu.

İsim

üst araması, arama

a pat-down search of a person.

Örnek:
The officer conducted a quick frisk before letting him pass.
Memur, geçmesine izin vermeden önce hızlı bir üst araması yaptı.
He complained about the invasive frisk at the airport.
Havaalanındaki rahatsız edici üst aramasından şikayet etti.