forsaken kelimesinin Türkçe anlamı

forsaken İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

forsaken

US /fɔːrˈseɪkən/
UK /fɔːˈseɪkən/

Sıfat

terk edilmiş, yalnız bırakılmış

abandoned or deserted

Örnek:
The old house stood alone, a forsaken relic of a bygone era.
Eski ev tek başına duruyordu, geçmiş bir dönemin terk edilmiş bir kalıntısıydı.
He felt utterly forsaken after his friends left him.
Arkadaşları onu terk ettikten sonra kendini tamamen terk edilmiş hissetti.

Geçmiş Zaman Ortacı

terk etmek, vazgeçmek

past participle of 'forsake'

Örnek:
He had forsaken his family for a life of adventure.
Macera dolu bir hayat için ailesini terk etmişti.
The old traditions were gradually forsaken by the younger generation.
Eski gelenekler genç nesil tarafından yavaş yavaş terk edildi.