foray kelimesinin Türkçe anlamı

foray İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

foray

US /ˈfɔːr.eɪ/
UK /ˈfɒr.eɪ/

İsim

1.

akın, baskın

a sudden attack or incursion into enemy territory, especially to obtain something; a raid

Örnek:
The Vikings made a sudden foray into the coastal village.
Vikingler kıyı köyüne ani bir akın düzenledi.
The general planned a strategic foray to capture enemy supplies.
General, düşman ikmalini ele geçirmek için stratejik bir akın planladı.
2.

girişim, deneme

an initial venture into new territory or an activity

Örnek:
Her first foray into acting was a small role in a local play.
Oyunculuğa ilk girişi yerel bir oyunda küçük bir roldü.
The company's recent foray into the tech market proved successful.
Şirketin teknoloji pazarına son girişimi başarılı oldu.

Fiil

akın etmek, girişimde bulunmak

to make a raid or incursion

Örnek:
The soldiers decided to foray into enemy territory under the cover of darkness.
Askerler karanlığın örtüsü altında düşman topraklarına akın etmeye karar verdi.
He plans to foray into the world of entrepreneurship next year.
Gelecek yıl girişimcilik dünyasına adım atmayı planlıyor.