fluster kelimesinin Türkçe anlamı
fluster İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
fluster
US /ˈflʌs.tɚ/
UK /ˈflʌs.tər/
Fiil
telaşlandırmak, heyecanlandırmak
to make someone agitated or confused
Örnek:
•
The unexpected question seemed to fluster him during the interview.
Beklenmedik soru mülakat sırasında onu telaşlandırmış gibi göründü.
•
Don't let the crowd fluster you; just focus on your performance.
Kalabalığın seni telaşlandırmasına izin verme; sadece performansına odaklan.
İsim
telaş, heyecan
an agitated or confused state
Örnek:
•
She was in a bit of a fluster when she realized she was late.
Geç kaldığını fark edince hafif bir telaş içindeydi.
•
The sudden change in plans caused a major fluster in the office.
Planlardaki ani değişiklik ofiste büyük bir telaşa neden oldu.