flicker kelimesinin Türkçe anlamı
flicker İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
flicker
US /ˈflɪk.ɚ/
UK /ˈflɪk.ər/
Fiil
1.
titremek, parıldamak
to shine unsteadily; to twinkle rapidly
Örnek:
•
The candle flame began to flicker in the draft.
Mum alevi cereyanda titremeye başladı.
•
The old television screen would often flicker before showing a clear picture.
Eski televizyon ekranı net bir görüntü göstermeden önce sık sık titrerdi.
2.
belirip kaybolmak, akla gelmek
to move quickly and lightly
Örnek:
•
A smile flickered across her face.
Yüzünde bir gülümseme belirip kayboldu.
•
Doubt began to flicker in his mind.
Şüphe zihninde belirmeye başladı.
İsim
titreme, parıltı
a rapid, unsteady movement of light or flame
Örnek:
•
We watched the gentle flicker of the campfire.
Kamp ateşinin nazik titremesini izledik.
•
There was a brief flicker of hope in her eyes.
Gözlerinde kısa bir umut parıltısı vardı.