flex kelimesinin Türkçe anlamı
flex İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
flex
US /fleks/
UK /fleks/
Fiil
1.
bükmek, kasmak
to bend an arm, leg, etc., or to tighten a muscle
Örnek:
•
He likes to flex his muscles in front of the mirror.
Aynanın önünde kaslarını esnetmeyi sever.
•
You need to flex your knees when you jump.
Zıplarken dizlerini bükmen gerekiyor.
2.
göstermek, hava atmak
(slang) to show off; to display something ostentatiously
Örnek:
•
He likes to flex his new car on social media.
Sosyal medyada yeni arabasını göstermeyi sever.
•
She was trying to flex her wealth at the party.
Partide zenginliğini göstermeye çalışıyordu.
İsim
bükme, kasılma
an act of bending a limb or tightening a muscle
Örnek:
•
He gave a quick flex of his bicep.
Pazısını hızlıca kastı.
•
The gymnast performed a perfect flex.
Jimnastikçi mükemmel bir esneme yaptı.
İlgili Kelime: