farsighted kelimesinin Türkçe anlamı
farsighted İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
farsighted
US /ˈfɑːrˌsaɪ.t̬ɪd/
UK /ˌfɑːˈsaɪ.tɪd/
Sıfat
1.
uzağı görebilen, hipermetrop
having the ability to see things clearly that are far away but not clearly those that are near
Örnek:
•
She is farsighted and needs glasses for reading.
O uzağı görebilen ve okumak için gözlüğe ihtiyacı var.
•
Many older people become farsighted as they age.
Birçok yaşlı insan yaşlandıkça uzağı görebilen hale gelir.
Zıt Anlamlı:
2.
ileriyi gören, vizyoner
having or showing a broad or long-term view; planning for the future with imagination and wisdom
Örnek:
•
A truly farsighted leader plans for generations, not just the next election.
Gerçekten ileriyi gören bir lider, sadece bir sonraki seçim için değil, nesiller için plan yapar.
•
It was a farsighted decision to invest in renewable energy years ago.
Yıllar önce yenilenebilir enerjiye yatırım yapmak ileriyi gören bir karardı.