faced kelimesinin Türkçe anlamı

faced İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

faced

US / -feɪst/
UK / -feɪst/

Sıfat

-yüzlü

having a face of a specified kind

Örnek:
The old clock had a beautifully carved, wooden-faced design.
Eski saatin güzel oyulmuş, ahşap-faced bir tasarımı vardı.
He was a kind-faced man with a gentle smile.
Nazik yüzlü, nazik gülümsemeli bir adamdı.

Fiil

yüzleşti, ele aldı

confronted or dealt with (a difficult situation or person)

Örnek:
She faced her fears and spoke in front of the large audience.
Korkularıyla yüzleşti ve büyük seyirci kitlesinin önünde konuştu.
The company faced significant challenges during the economic downturn.
Şirket, ekonomik gerileme sırasında önemli zorluklarla karşılaştı.